İçeriğe atla
akademITU
YKS

YKS Hazırlık Rehberi: Sıfırdan Başlayanlar İçin Yol Haritası

akademITU Eğitim Ekibi · · 14 dk okuma

İçindekiler
  1. YKS nedir, nasıl bir sınavdır?
  2. Sınav formatı ve puan sistemi nasıl işler?
  3. Hangi testten kaç soru geliyor?
  4. YKS hazırlık süreci nasıl planlanır?
  5. Hedef net nasıl belirlenir?
  6. Nereden başlamalı? İlk iki hafta
  7. Konu sırası nasıl olmalı?
  8. TYT ve AYT arasında zaman nasıl bölüşülür?
  9. Haftalık çalışma düzeni nasıl kurulur?
  10. Kaynak seçimi nasıl yapılır?
  11. Deneme sınavı stratejisi nasıl olmalı?
  12. Okula devam eden ve mezun öğrenci için ne değişir?
  13. Net neden bir süre sonra artmıyor?
  14. Sık yapılan yedi hata
  15. Aylara göre yol haritası
  16. Sınav günü için ne hazırlanmalı?
  17. Ne zaman dışarıdan destek almak gerekir?
  18. Tercih dönemi ne zaman düşünülmeli?
  19. Sonraki adım

YKS, üniversiteye girişin tek kapısı ve iki oturumdan oluşuyor. YKS hazırlık süreci de bu iki oturumun farklı beceriler istemesi üzerine kuruluyor.

Bu rehber, sıfırdan başlayan bir öğrencinin izleyebileceği sırayı anlatıyor. Önce sınavın ne olduğu, sonra nereden başlanacağı, sonra haftalık düzenin nasıl kurulacağı ve son olarak aylara yayılmış bir yol haritası.

Rehber baştan sona okunmak zorunda değil. Hangi aşamadaysanız oradan başlayabilir, ilgili bölümlerden diğer yazılara geçebilirsiniz.

YKS nedir, nasıl bir sınavdır? #

YKS iki oturumda yapılır. İlk oturum TYT (Temel Yeterlilik Testi), ikinci oturum AYT (Alan Yeterlilik Testleri). Yabancı dil bölümleri için üçüncü bir oturum daha var.

İki oturum farklı beceri ölçer ve bu ayrım hazırlığın tamamını belirler. TYT bir hız ve dikkat sınavıdır: sorular tek tek zor değildir, ama süre dardır ve konu yelpazesi geniştir. AYT ise bir derinlik sınavıdır: soru sayısı azdır, sorular uzundur ve tek bir konuyu birkaç adım öteye taşır.

Buradan çıkan sonuç şu: TYT'de kazandıran şey çok bilmek değil, bildiğini hızlı ve hatasız kullanmak. AYT'de ise tersi geçerli.

Tercih edilecek bölüm, hangi AYT testlerinin cevaplanacağını belirler. Dört puan türü var: sayısal, eşit ağırlık, sözel ve dil. Mühendislik ve tıp sayısal, hukuk ve iktisat eşit ağırlık, öğretmenlik ve hukuk dışı sosyal bölümler çoğunlukla sözel puanla alıyor.

Bu tercihin erken yapılması önemli. Puan türü belli olmadan AYT'ye çalışmak, sonunda kullanılmayacak bir teste ay harcamak anlamına gelebiliyor. Kararsız kalan bir öğrenci için en güvenli yol, ilk aylarda TYT'ye yüklenip AYT kararını ikinci döneme bırakmaktır — çünkü TYT her puan türünde kullanılır.

Sınav formatı ve puan sistemi nasıl işler? #

Oturum Soru sayısı Süre Ne ölçer
TYT 120 165 dakika Temel düzey Türkçe, matematik, sosyal, fen
AYT 160 180 dakika Alan dersleri, derinlemesine
YDT 80 120 dakika Yabancı dil (yalnızca dil bölümleri için)

Puan hesabı üç parçadan oluşur: testlerden çıkan ham puan, ortaöğretim başarı puanı (OBP) ve tercih edilen bölümün puan türüne göre uygulanan katsayılar. Yanlış cevaplar doğruları götürür, yani rastgele işaretlemenin beklenen getirisi sıfırdır.

OBP, lise diploma notundan hesaplanır ve puana eklenir. Etkisi belirleyici değildir ama sıralamanın sıkışık olduğu aralıklarda birkaç bin kişilik fark yaratabilir. 12. sınıftaki ders notlarını tamamen bırakmak bu yüzden ucuza gelmez.

TYT barajı kritik bir eşiktir. Barajın altında kalan bir aday, AYT'de ne yaparsa yapsın tercih yapamaz. Bu yüzden hazırlığın ilk yarısı TYT ağırlıklı kurulur.

Yanlışın doğruyu götürmesinin pratik bir sonucu var: emin olunmayan soruda eleme yapılabiliyorsa işaretlemek, hiç dokunmamaktan iyidir. İki seçeneği eleyebilen bir aday için beklenen getiri artıya döner. Hiçbir eleme yapılamayan soruda ise boş bırakmak doğru karardır.

Sınav yapısı ve puan hesabı yıldan yıla değişebilir. Buradaki bilgiler ÖSYM'nin yayımladığı kılavuzlara dayanıyor; başvuru döneminde güncel yılın kılavuzu esastır.

Hangi testten kaç soru geliyor? #

TYT'nin 120 sorusu dört teste dağılır:

Test Soru sayısı
Türkçe 40
Temel Matematik 40
Sosyal Bilimler 20
Fen Bilimleri 20

AYT'nin 160 sorusu ise dört alanda toplanır: Türk Dili ve Edebiyatı–Sosyal Bilimler-1, Sosyal Bilimler-2, Matematik ve Fen Bilimleri. Her biri 40 sorudur ve aday yalnızca kendi puan türüne giren testleri cevaplar.

Sosyal Bilimler testi tarih, coğrafya, felsefe ve din kültürü sorularından oluşur. Fen Bilimleri testinde fizik, kimya ve biyoloji bulunur. İkisi de dört ya da üç ayrı dersi 20 soruya sıkıştırır.

Bu dağılımın pratik anlamı şudur: TYT'de Türkçe ve matematik, soruların tam üçte ikisini oluşturur. Sosyal ve fen testleri toplamda 40 soru eder ve çok daha geniş bir konu alanına yayılır. Yani aynı çalışma saatinin getirisi her testte aynı değildir.

Bir örnekle: matematikte bir konuyu bitirmek TYT'de ortalama iki-üç soruluk bir alan açar. Tarihte bir üniteyi bitirmek çoğu zaman tek bir soruya karşılık gelir. İkisi de değerlidir, ama aynı saati hak etmezler.

Sosyal derslerde işe yarayan yaklaşım, konuyu baştan sona çalışmak yerine geçmiş yıllarda tekrar eden başlıklara yoğunlaşmaktır. Fen derslerinde ise tersi geçerli: temel kavram atlanırsa üstüne gelen her konu yarım öğrenilir.

YKS hazırlık süreci nasıl planlanır? #

Planlama üç soruya sırayla cevap vermekle başlar: neredeyim, nereye gitmem gerekiyor, haftada kaç saatim var.

Neredeyim. İlk hafta bir TYT denemesi çözün. Amaç puan almak değil, hangi testte ne durumda olduğunuzu görmek. Bu deneme sonraki aylarda kıyaslama noktası olacak.

Nereye. Hedef bölümün geçen yılki taban puanı ve sıralaması, sizden beklenen net aralığını verir. Hedefi "iyi bir üniversite" diye değil, sayıyla tanımlayın.

Kaç saatim var. Okula devam eden bir öğrencinin gerçekçi kapasitesi hafta içi günde 3-4 saat, hafta sonu 6-7 saattir. Mezun bir öğrenci için bu sayı yükselir ama sınırsız değildir.

Bu üçü netleştikten sonra yapılacak iş, haftalık bir düzen kurmak. Haftalık çalışma programı nasıl hazırlanır yazısı bunun adımlarını ayrı ayrı anlatıyor.

Hedef net nasıl belirlenir? #

"Hedefim tıp" cümlesi bir hedef değil, bir istektir. Hedef, haftalık çalışmayı yönlendirebiliyorsa hedeftir; bunun için sayıya çevrilmesi gerekir.

Yol şu: hedef bölümün geçen yılki taban puanına ve başarı sırasına bakılır. Sonra o puanın hangi net aralığıyla çıktığı bulunur. Ortaya "TYT'de yaklaşık 90, AYT matematikte 25 net" gibi somut bir hedef çıkar.

Bu sayı ikiye ayrılır: bu yılın hedefi ve bu ayın hedefi. Bir öğrenci 40 netten 90 nete tek adımda gitmez; ara hedefler olmadan ilerleme görünmez ve görünmeyen ilerleme motivasyonu bitirir.

Taban puanlar her yıl değişir, dolayısıyla geçen yılın verisi bir tahmindir. Sıralamaya bakmak puana bakmaktan daha güvenilirdir: puan enflasyonundan etkilenmez.

Nereden başlamalı? İlk iki hafta #

İlk iki hafta konu bitirme haftası değildir. Bu iki haftada üç şey yapılır:

  1. Bir TYT denemesi çözülür ve testler bazında net tablosu çıkarılır.
  2. Kaynaklar seçilir ve gereksizleri kenara konur.
  3. Haftalık program yazılır ve ilk hafta olduğu gibi uygulanır.

İlk haftanın programına sadık kalınıp kalınmadığı, programın gerçekçi olup olmadığını söyler. Hafta sonunda planın yarısı yapılmamışsa sorun disiplinde değil, planın kendisindedir.

İlk denemenin sonucu düşük çıkarsa bu beklenen bir şeydir ve bir şey ifade etmez. Henüz çalışılmamış konulardan soru gelmiştir. Bakılacak tek şey, testler arasındaki farktır: Türkçe neti matematiğin iki katıysa bu bilgi programın ağırlığını belirler.

Kaynak seçiminde ilk iki hafta bir başka işe yarar. Eldeki kitapların hangisinin kullanıldığı, hangisinin rafta durduğu bu sürede görülür. Kullanılmayanlar kaldırılır — açık duran fazladan her kaynak, her oturuşta yeniden karar vermek demektir.

Konu sırası nasıl olmalı? #

Konu sırasında iki kural işe yarar.

Birinci kural: temel konular önce gelir. Matematikte temel kavramlar, sayılar ve problemler; Türkçede paragraf. Bunlar hem TYT'de doğrudan soru getirir hem de sonraki konuların zeminidir.

İkinci kural: ağırlığı soru sayısı belirler. Türkçe ve matematik TYT'nin üçte ikisidir, dolayısıyla haftalık planın da yaklaşık üçte ikisini almalıdır. Fen ve sosyal, geniş konu alanına rağmen daha az soru getirir.

AYT konuları, TYT'nin karşılığı olan konu bittikten sonra açılır. Örneğin türev, temel fonksiyon bilgisi oturmadan çalışılırsa iki kat zaman alır.

Matematikte işe yarayan sıra genellikle şudur: temel kavramlar, sayı basamakları, bölme ve bölünebilme, EBOB-EKOK, rasyonel sayılar, birinci dereceden denklemler, oran-orantı, problemler. Bu blok bitmeden kümeler, fonksiyon ya da polinom konularına geçmek verimsizdir; hepsi bu zeminin üstüne kurulur.

Türkçede sıra daha esnektir ama paragraf her zaman başa alınır. Paragraf tek başına Türkçe testinin yaklaşık yarısıdır ve bitmesi gereken bir "konu" değil, düzenli çözümle gelişen bir beceridir. Dil bilgisi ve anlatım bozukluğu bunun yanında ilerler.

Fen derslerinde konular birbirine zincirlidir; atlanan bir konu sonrakini yarım bırakır. Sosyalde ise bu bağ zayıftır, dolayısıyla sosyal konuları sıraya sokarken soru getirisi esas alınabilir.

TYT ve AYT arasında zaman nasıl bölüşülür? #

Bu, hazırlık boyunca en sık sorulan sorulardan biri ve tek bir cevabı yok — oran dönem boyunca değişiyor.

Dönem TYT AYT
Eylül–Aralık %70 %30
Ocak–Mart %50 %50
Nisan–Haziran %50 %50, denemeye kayarak

İlk dönemde TYT'nin ağır basmasının iki sebebi var. Birincisi baraj: TYT'siz tercih yok. İkincisi ve daha önemlisi, TYT konularının AYT'nin temelini oluşturması. TYT matematiği oturmamış bir öğrencinin AYT matematiğinde harcadığı saat, büyük ölçüde boşa gidiyor.

İkinci dönemde denge kuruluyor. Burada dikkat edilecek şey, TYT'yi tamamen bırakmamak: TYT bir beceri sınavı olduğu için iki ay dokunulmadığında net düşüyor. Haftada bir TYT denemesi, o beceriyi canlı tutmaya yetiyor.

Son dönemde yeni konu açılmıyor. O aylarda yapılan iş, mevcut konuların tekrarı ve deneme. Mayısta yeni bir AYT konusuna başlamak, sınavda o konudan soru çıkma ihtimalinden çok, mevcut konuların tekrarından çalınan zamanla zarar veriyor.

Haftalık çalışma düzeni nasıl kurulur? #

İşe yarayan bir haftada dört bileşen bulunur:

  • Yeni konu: haftanın büyük kısmı
  • Soru çözümü: her yeni konunun hemen ardından
  • Tekrar: önceki haftaların konuları, aralıklı tekrar düzeniyle
  • Deneme ve analiz: haftada bir, sabit bir günde

Tekrarın programa yazılmadığı bir hafta, üç hafta sonra unutulmuş bir konu demektir. Tekrar "vakit kalırsa" yapılan iş değildir; plandaki yeri yeni konu kadar sabittir.

Günlük oturumu 45 dakikalık bloklara bölmek çoğu öğrencide işe yarıyor. Blok arasındaki 10-15 dakikada ekrana bakılmaması, sonraki bloğun verimini gözle görülür biçimde değiştiriyor — telefon molası dinlenme değil, dikkatin başka bir yere yatırılmasıdır.

Programda bir de boş gün bulunmalı. Boş gün tembellik payı değil, kaçan işlerin telafi alanıdır; olmadığında ilk aksama tüm haftayı domino gibi deviriyor.

Kaynak seçimi nasıl yapılır? #

Kaynak sayısı arttıkça verim düşer. İşe yarayan kurulum sadedir: ders başına bir konu anlatımı, bir soru bankası, bir deneme seti.

Soru bankası seçerken üç şeye bakın:

  • Seviye: şu anki seviyenizin biraz üstünde olmalı. Hepsini çözebildiğiniz bir kaynak size bir şey öğretmez.
  • Çözümler: yalnızca cevap anahtarı değil, açıklamalı çözüm içermeli. Yanlışın neden yanlış olduğunu göremeyen bir öğrenci aynı hatayı tekrarlar.
  • Soru kalitesi: ÖSYM tarzına yakın, uzun ve yorum gerektiren sorular.

Konu anlatımı için kitap yerine video tercih edilebilir; ikisi arasında verim farkı yoktur, önemli olan arkasından soru çözülmesidir. Çıkmış soruların ise alternatifi yok: sınavın dilini en doğru gösteren kaynak onlardır ve her konu bittiğinde o konunun çıkmışları çözülmelidir.

Deneme sınavı stratejisi nasıl olmalı? #

Denemeye başlama zamanı konuların bitişine bağlı değildir. TYT'de temel konular kapandıktan sonra, genellikle dördüncü aydan itibaren haftada bir deneme çözülebilir.

Denemenin asıl değeri puanında değil, ardından yapılan analizdedir. Çözülüp netine bakılan ve kenara konan bir deneme, üç saat harcanmış bir soru bankasından farksızdır. Deneme analizi nasıl yapılır yazısı yanlışların nasıl sınıflandırılacağını anlatıyor.

Son üç ayda deneme sıklığı haftada ikiye çıkar ve denemeler sınav saatinde çözülür. Sabah 10'da başlayan bir sınava, sürekli akşam çalışan bir vücutla girmek gereksiz bir dezavantajdır.

Deneme çözerken süreye uymak, sonucundan daha önemlidir. Süre aşılarak çözülen bir denemenin neti gerçek değildir ve yanlış bir güven üretir. Aynı şekilde, bir soruda takılıp beş dakika harcamak da ölçümü bozar; takılınan soru işaretlenip geçilir, zaman kalırsa dönülür.

Deneme markası değiştirmek de düşünüldüğü kadar önemli değil. Farklı yayınların zorluk seviyeleri farklıdır, dolayısıyla iki farklı yayının netini karşılaştırmak anlamlı bir ölçüm vermez. Aynı seriyle devam etmek, gelişimi görmenin en temiz yoludur.

Okula devam eden ve mezun öğrenci için ne değişir? #

Sıra ikisinde de aynıdır; değişen şey tempo ve kısıtlar.

Okula devam eden öğrenci için en büyük kısıt zaman değil, yorgunluk. Okul çıkışı kalan enerjinin sabahkiyle aynı olmadığı varsayılarak plan yapılmalı: yeni konu hafta sonuna, soru çözümü ve tekrar hafta içine konur.

Okul dersleriyle YKS konularının örtüştüğü yerler ayrıca kazançtır. 12. sınıf matematik konuları AYT'nin bir bölümüyle aynıdır; okulda işlenen konuyu aynı hafta soru bankasıyla pekiştirmek, aynı işi iki kez yapmayı önler.

Mezun öğrenci için kısıt terstir: zaman bol, yapı yok. Okulun getirdiği doğal düzen ortadan kalktığı için günün saatlerini kendisi sabitlemek zorunda. Burada işe yarayan şey, her gün aynı saatte başlamak — saat değişkenleştiğinde çalışma süresi de kısalıyor.

Mezun öğrencinin ikinci riski yalnızlıktır. Haftada bir gün evden çıkmayı, kütüphanede çalışmayı veya bir arkadaşla ortak deneme çözmeyi programa yazmak, uzun dönemde süreklilik açısından ders çalışmak kadar belirleyici oluyor.

Net neden bir süre sonra artmıyor? #

Hemen her öğrenci aynı yerden geçiyor: ilk aylarda net hızla yükseliyor, sonra bir yerde duruyor. Bu durma çoğunlukla çalışmanın azalmasından değil, artık işe yaramayan bir yöntemin sürdürülmesinden kaynaklanıyor.

Üç yaygın sebep var.

Birincisi, bilinen konuların tekrar tekrar çözülmesi. Soru çözmek rahatlatıcı bir iştir ve insan doğal olarak yapabildiği soruya yöneliyor. Yüz soruluk bir oturumun doksanının zaten bilinen konulardan olması, geçen süreye rağmen net getirmiyor.

İkincisi, yanlışların sınıflandırılmaması. Bilgi eksiğinden kaynaklanan bir yanlışla dikkat hatasından kaynaklanan bir yanlış aynı şey değil ve aynı çözümü gerektirmiyor. Birincisi konu tekrarı ister, ikincisi çözüm alışkanlığının değişmesini.

Üçüncüsü, zor konulardan kaçınma. Geometriden hep kaçan bir öğrencinin net tavanı, geometri soruları kadar aşağıda kalıyor. O konu açılmadığı sürece harcanan ek saatler başka yerden puan getiremiyor.

Durma noktasını aşmanın yolu genellikle daha çok çalışmak değil, çalışmanın dağılımını değiştirmek. Somut olarak: soruların çoğunluğunu son iki haftada öğrenilen ve en çok yanlış yapılan konulardan seçmek.

Bir başka işe yarayan ölçüm, netin toplamına değil testler bazına bakmak. Toplam net üç haftadır sabitken Türkçe artıp matematik düşüyor olabilir. Toplam rakam bunu gizler; test bazlı takip gösterir.

Bu noktada dışarıdan bir gözün faydası artıyor. Kendi kalıbını görmek zor, çünkü kalıbın içinden bakılıyor. Bir öğretmenin üç haftalık deneme sonuçlarına bakıp "sen hep aynı tip soruda kaybediyorsun" demesi, öğrencinin aylarca fark edemediği şeyi çoğu zaman bir oturumda ortaya çıkarıyor.

Sık yapılan yedi hata #

  1. Konu bitmeden soru çözmemek. Konu anlatımı tek başına öğretmez; soru çözmek öğrenmenin parçasıdır, ödülü değil.
  2. Tekrarı ertelemek. En pahalı hata budur, çünkü bedeli aylar sonra ödenir.
  3. Kaynak biriktirmek. Üç farklı soru bankasının ilk elli sayfası, bir bankanın tamamından daha az işe yarar.
  4. Denemeyi analiz etmemek. Net yazıp geçmek, ölçüm yapıp sonucu okumamaktır.
  5. Sosyal ve fene orantısız zaman ayırmak. Geniş konu alanı, yüksek soru sayısı anlamına gelmez.
  6. Programı kişiye göre değil, internetteki bir örneğe göre kurmak.
  7. Kötü geçen bir haftadan sonra programı tamamen değiştirmek. Tek bir kötü hafta veri değildir.

Bu yedi hatanın ortak noktası dikkat çekici: hiçbiri tembellikle ilgili değil. Hepsi çalışan ama yanlış yerde çalışan öğrencilerde görülüyor. Harcanan saat aynı kalırken sonucu değiştiren şey, o saatin nereye gittiği.

Aylara göre yol haritası #

Dönem Odak Hedef
Eylül–Ekim TYT temel konuları, program kurma Düzenin oturması
Kasım–Aralık TYT konularının çoğunun bitmesi, ilk denemeler Haftada 1 deneme
Ocak–Şubat AYT ağırlığının artması, TYT tekrarı Eksik konuların tespiti
Mart–Nisan Deneme sıklığının artması, eksik kapatma Haftada 2 deneme
Mayıs Tekrar ve deneme, yeni konu yok Sınav saatine alışma
Haziran Sınav haftası, hafif tekrar Dinlenmiş girmek

Bu takvim okula devam eden bir öğrenci içindir. Mezun bir öğrencide aynı sıra korunur, yalnızca her aşama daha kısa sürer.

Sınav günü için ne hazırlanmalı? #

Sınav günü hazırlığı son haftada değil, son ayda başlıyor.

Uyku düzeni en az iki hafta önce sınav saatine çekilir. Vücut saatini bir gecede değiştirmek mümkün değil; son gece erken yatmaya çalışmak genellikle uykusuz bir geceyle sonuçlanıyor.

Belgeler ve malzeme bir gün önceden hazırlanır: kimlik, sınav giriş belgesi, şeffaf şişe su, yeterli sayıda kalem ve silgi. Sabah aranan bir şey, sınava girmeden önce harcanan gereksiz bir stres kaynağı.

Sınav yeri mümkünse önceden görülür. Yolun ne kadar sürdüğünü bilmek, sabah çıkış saatini tahmine bırakmaktan iyidir.

Son gün ders çalışmak konusunda ise şu işe yarıyor: yeni bir şey öğrenmeye çalışmamak, ama tamamen de boş durmamak. Bildiğiniz konulardan birkaç kolay soru çözmek, hem zihni ısıtıyor hem de "hiçbir şey bilmiyorum" hissini kırıyor.

Sınav sırasında en çok net kaybettiren şey, zorlanılan bir soruda ısrar etmek. Her soru aynı puanı getiriyor; beş dakika harcanan bir soru, o sürede çözülebilecek üç kolay soruya mal oluyor. Takılınan soru işaretlenir ve geçilir.

Ne zaman dışarıdan destek almak gerekir? #

Her öğrencinin desteğe ihtiyacı yok. Kendi programını kurabilen, uyguladığında sonucunu görebilen ve tıkandığında yön değiştirebilen bir öğrenci süreci tek başına yürütebilir.

Destek almanın anlamlı olduğu üç durum var:

  • Aynı yerde üç aydır duruluyorsa. Program uygulanıyor ama net artmıyorsa, sorun genelde görünmeyen bir kalıpta ve dışarıdan bakan biri onu daha hızlı buluyor.
  • Belirli bir derste tavana vurulmuşsa. Diğer testler ilerlerken matematik ya da fen yerinde sayıyorsa, o ders için birebir ders o boşluğu kapatıyor.
  • Program kurulup uygulanamıyorsa. Bu bir irade sorunu değil çoğu zaman; haftalık planı gerçekçi tutmak ve takibini paylaşmak sorunu büyük ölçüde çözüyor.

Destek biçimi de duruma göre değişiyor. Tek bir derste eksik varsa özel ders, sürecin bütününde dağınıklık varsa koçluk daha isabetli oluyor. İkisi arasındaki fark özel ders mi kurs mu yazısında ayrıca karşılaştırılıyor.

akademITU bu iki hizmeti de veriyor; ilk görüşme ücretsiz ve taahhüt içermiyor. Ama şunu açıkça söylemek gerekir: destek, çalışmanın yerine geçmez. İyi bir koç ya da öğretmen harcanan saati daha verimli hâle getirir, o saatin yerini almaz.

Tercih dönemi ne zaman düşünülmeli? #

Tercih, sınavdan sonra düşünülecek bir konu gibi görünüyor ama bazı kararları yıl içinde vermek gerekiyor.

Puan türü kararı en başta veriliyor ve hangi AYT testlerine çalışılacağını belirliyor. Bölüm listesi ise mart-nisan gibi kabaca oluşturulmalı: hedefin gerektirdiği net aralığını bilmek, son üç ayın planını doğrudan etkiliyor.

Sonraki adım #

Yol haritası kurulduktan sonra iş, haftalık düzenin sürekliliğine kalıyor. Çalışma yönteminin kendisi ayrı bir konu: verimli ders çalışma rehberi hangi yöntemlerin ölçülmüş biçimde işe yaradığını anlatıyor.

Süreci tek başına yönetmek zorlanılan bir noktaya gelirse eğitim koçluğunun ne yaptığı da bu blogda ayrıca ele alınıyor. Diğer YKS yazıları için YKS kategorisine bakabilirsiniz.

Son bir not: bu rehberdeki her şey bir çerçeve, reçete değil. Hangi konunun kaç saat alacağı, hangi saatte daha verimli çalışıldığı ve hangi dersin daha çok zorladığı kişiden kişiye değişiyor. Çerçeveyi kendi ölçünüze göre daraltıp genişletmek, rehberi olduğu gibi uygulamaktan daha iyi sonuç veriyor.

Değişmeyen tek şey süreklilik. Haftada 20 saat çalışan ve bunu kırk hafta sürdüren bir öğrenci, ara ara 40 saat çalışıp arasında iki hafta duran bir öğrencinin belirgin biçimde önüne geçiyor. Planın gerçekçi olmasının asıl sebebi de bu: sürdürülemeyen bir plan, iyi bir plan değildir.

Sıkça sorulan sorular #

YKS hazırlığına ne zaman başlamak gerekir?

11. sınıfın ikinci dönemi rahat bir başlangıçtır. Mezun ya da 12. sınıfta başlayan biri için de bir yıl yeterlidir; belirleyici olan başlama tarihi değil, haftalık düzenin sürekliliğidir.

TYT mi AYT mi önce çalışılmalı?

Önce TYT. TYT konuları AYT'nin temelini oluşturur ve TYT puanı her tercihte kullanılır. AYT ağırlığı genellikle ikinci yarıda artırılır.

Günde kaç saat çalışmak yeterli?

Okula devam eden biri için günde 3-4 saat, mezun biri için 6-7 saat gerçekçi bir aralıktır. Süreden çok, o sürenin kaç gün üst üste tekrarlandığı önemlidir.

Sıfırdan başlayan biri bir yılda hazırlanabilir mi?

Evet, ancak konu sırası doğru kurulursa. Bir yılda hem TYT hem AYT'yi sıfırdan bitirmek için haftalık planın baştan TYT ağırlıklı olması ve tekrarların ertelenmemesi gerekir.

Hangi kaynakla başlanmalı?

Konu anlatımı için tek bir kaynak yeterlidir; asıl fark soru bankasında ortaya çıkar. Seviyenin biraz üstünde, çözümleri açıklamalı bir kaynak seçilmelidir.

Yazar

akademITU Eğitim Ekibi

YKS ve LGS Hazırlık Kadrosu

akademITU, YKS ve LGS hazırlığında birebir online özel ders ve koçluk veren bir eğitim ekibidir. Bu içerikler ekibin ders deneyimine dayanır; sınav formatı ve takvim bilgileri ÖSYM ile MEB'in yayımladığı kılavuzlara dayandırılır.