İçeriğe atla
akademITU
Veli Rehberi

Sınav Döneminde Veli Ne Yapmalı, Ne Yapmamalı?

akademITU Eğitim Ekibi · · 6 dk okuma

İçindekiler
  1. Bu dönemde ne oluyor?
  2. Sınav döneminde veli hangi rolü üstlenmeli?
  3. Yapılması gerekenler
  4. Kaçınılması gerekenler
  5. Örnek diyalog
  6. Çalışmayan bir çocuğa nasıl yaklaşılmalı?
  7. Sınav gününe yaklaşırken
  8. Ne zaman profesyonel destek alınmalı?
  9. Kardeşler ve ev düzeni
  10. Sınav sonrası ne olur?
  11. Sonraki adım

Sınava çocuk giriyor ama süreci evdeki herkes yaşıyor. Velilerin en sık sorduğu soru da hep aynı: nasıl destek olurum da baskı kurmuş olmayayım?

Bu yazı tam olarak o sınırı ele alıyor. Sınav döneminde veli için hangi davranışların işe yaradığı, hangilerinin ters teptiği ve bunların günlük hayatta nasıl göründüğü.

Bu dönemde ne oluyor? #

Sınav dönemi, ergenlik döneminin ortasına denk geliyor. Bu iki sürecin üst üste binmesi, evdeki gerginliğin sebebini büyük ölçüde açıklıyor.

Çocuk bir yandan bağımsızlaşmaya çalışıyor, bir yandan hayatının en çok takip edildiği dönemden geçiyor. Bu çelişki, iyi niyetli bir soruyu bile müdahale gibi hissettirebiliyor.

İkinci bir etken daha var: çocuk sonucun sorumluluğunu tek başına taşıdığını hissediyor. Bu his, ailenin beklentisiyle birleştiğinde kaygıya dönüşüyor.

Buradan çıkan pratik sonuç şu: bu dönemde velinin en değerli katkısı, sorumluluğu paylaşmak değil, baskıyı azaltmak.

Sınav döneminde veli hangi rolü üstlenmeli? #

Velinin rolü üç başlıkta toplanabilir ve üçü de takipçilikten farklı.

Ortamı kurmak. Sessiz bir çalışma alanı, düzenli yemek ve uyku saatleri, gereksiz sorumluluktan muaf tutmak. Bunlar doğrudan kontrolünüzde olan ve gerçekten fark yaratan şeyler.

Duygusal zemini sağlamak. Çocuğun kötü bir gün geçirdiğinde bunu söyleyebileceği bir ortam olması. Kötü sonucu saklamak zorunda hisseden bir öğrenci, yardım isteme imkânını da kaybediyor.

Bilgi tarafında destek olmak. Sınav sisteminin nasıl işlediğini, tercih sürecini, seçenekleri bilmek. Bu, çocuğun taşıdığı bilişsel yükün bir kısmını üstlenmek demek.

Bu üç başlığın hiçbiri "kaç saat çalıştığını takip etmek" değil.

Yapılması gerekenler #

  • Süreci sorun, sonucu değil. "Bugün hangi konuyu çalıştın" sorusu, "kaç net yaptın" sorusundan hem daha az baskı üretiyor hem daha çok bilgi veriyor.
  • Dinleyin, çözüm önermeden önce. Çocuk bir sorunu anlattığında ilk tepki çözüm olmamalı. Çoğu zaman anlatmak, çözülmek için değil paylaşmak için.
  • Kendi sınav deneyiminizi ölçülü kullanın. "Biz de zorlandık" bağ kuruyor; "bizim zamanımızda daha zordu" bağı kopartıyor.
  • Dinlenmeyi meşrulaştırın. Ara veren bir çocuğa "yine mi mola" demek, molayı suçluluk kaynağına çeviriyor ve verimi düşürüyor.
  • Fiziksel ihtiyaçları takip edin. Uyku, beslenme ve hareket. Bunlar performansı doğrudan etkiliyor ve üzerinde en çok etkili olabileceğiniz alan.
  • Plan B'yi konuşun. "Kazanamazsan ne olur" sorusunun somut bir cevabı olması, o düşüncenin taşıdığı ağırlığı azaltıyor.

Kaçınılması gerekenler #

  • Karşılaştırma. Kardeş, kuzen, komşu çocuğu ya da sosyal medyadaki net paylaşımları. Karşılaştırma motivasyon üretmiyor; yetersizlik hissi üretiyor.
  • Sürekli hatırlatma. "Sınava şu kadar gün kaldı" cümlesi hiçbir şeyi değiştirmiyor, yalnızca kaygıyı artırıyor.
  • Odaya habersiz girmek. Kontrol edildiğini hisseden bir öğrenci çalışmıyor, çalışıyor gibi görünüyor.
  • Sonucu ailenin gururuna bağlamak. "Senin için her şeyi yaptık" türü cümleler, sorumluluğu taşınamaz hâle getiriyor.
  • Kötü denemeye tepki vermek. İlk tepkiniz olumsuz olursa, sonraki sonuçlar size söylenmiyor.
  • Sosyal hayatı tamamen kesmek. Tamamen izole edilen bir öğrencide süreç birkaç ay içinde tamamen duruyor.

Örnek diyalog #

Aynı durumda iki farklı konuşma. Fark, cümlelerin uzunluğunda değil neye odaklandığında.

Kötü geçen bir deneme sonrası — ters tepen biçim:

— Deneme nasıl geçti? — Kötü, matematikten 8 net yaptım. — Nasıl 8 net yaparsın? Geçen ay 14 yapmıştın. Demek ki çalışmıyorsun. — Çalışıyorum ama... — Çalışsaydın bu olmazdı. Kuzenin geçen hafta 20 net yapmış.

Bu konuşmanın sonunda iki şey oluyor: çocuk savunmaya geçiyor ve bir sonraki denemenin sonucunu paylaşmıyor.

Aynı durum — işe yarayan biçim:

— Deneme nasıl geçti? — Kötü, matematikten 8 net yaptım. — Zor bir deneme miydi, yoksa bir şey mi oldu? — Geometri sorularına zaman kalmadı, hepsi boş kaldı. — Anladım. Süre sorunu yani. Bunu nasıl çözebilirsin sence? — Belki geometriyi önce çözmeyi denerim. — Mantıklı. Bir sonraki denemede dener misin, bakalım fark ediyor mu?

İkinci konuşmada veli hiçbir çözüm dayatmadı ama iki şey oldu: sorunun gerçek sebebi ortaya çıktı ve çocuk bir sonraki adımı kendisi kurdu.

Fark, ilk soruda gizli. "Nasıl 8 net yaparsın" bir suçlama; "zor bir deneme miydi" bir araştırma.

Çalışmayan bir çocuğa nasıl yaklaşılmalı? #

Bu, velilerin en çok zorlandığı durum ve baskı refleksinin en güçlü olduğu yer.

Önce şunu ayırmak gerekiyor: çalışmama farklı sebeplerden gelebiliyor.

  • Nereden başlayacağını bilmiyor. Plan yok, belirsizlik var. Çözüm bir plan kurmak.
  • Plan var ama çok büyük. Her gün yetişemediği için tamamen bırakmış. Çözüm planı küçültmek.
  • Hedef ona ait değil. Aile hedefi taşıyorsa çocuk sahiplenmiyor. Çözüm hedefi yeniden konuşmak.
  • Kaygı engelliyor. Masaya oturuyor ama odaklanamıyor. Bu bir çalışma sorunu değil.
  • Tükenmişlik. Aylardır ara vermeden çalışmış ve durmuş.

Beş sebep, beş farklı çözüm gerektiriyor ve hiçbirinin çözümü baskı değil. Sebebin ne olduğunu anlamadan yapılan müdahale, çoğu zaman yanlış sebebe uygulanıyor.

En işe yarayan ilk adım, soruyu doğrudan sormak: "Çalışmak zor geliyor mu, yoksa ne yapacağını mı bilmiyorsun?" Bu iki seçenek arasındaki ayrım bile çoğu zaman yolu açıyor.

Sınav gününe yaklaşırken #

Son iki hafta, velinin en çok geri çekilmesi gereken dönem.

O aşamada yapılabilecek şeyler sınırlı ve büyük ölçüde lojistik: uyku düzenini desteklemek, belgeleri hazırlamak, sınav yerine ulaşımı planlamak, sakin bir ev ortamı sağlamak.

Yapılmaması gerekenler ise net: son hafta hesap sormak, "artık her şey senin elinde" demek, sınav sonrasına dair planları konuşmak.

Sınav günü sabahı söylenecek en iyi şey genellikle en kısa olanı. "Elinden geleni yap, sonrası önemli değil" cümlesi, uzun bir motivasyon konuşmasından daha çok işe yarıyor.

Ne zaman profesyonel destek alınmalı? #

Bazı durumlarda ev içi düzenlemeler yeterli olmuyor ve bir uzmana başvurmak gerekiyor.

Bir uzman psikoloğa başvurmayı gerektiren işaretler:

  • Uyku düzeninin uzun süre bozulması
  • Çarpıntı, mide problemleri gibi belirtilerin sürekli hâle gelmesi
  • Sınavdan ve denemelerden tamamen kaçınma
  • Sosyal ilişkilerden çekilme
  • Uzun süren isteksizlik ve keyifsizlik

Bu belirtiler karşısında çalışma programı düzenlemesiyle çözüm aramak doğru değil. Kaygının yönetimi hakkında daha ayrıntılı bilgi için sınav kaygısı nasıl yenilir yazısına bakabilirsiniz.

Sürecin planlama tarafında zorlanılıyorsa, bu farklı bir ihtiyaç. Eğitim koçluğu nedir yazısı bir koçun ne yapıp ne yapmadığını ve veliyle arasındaki sınırı anlatıyor.

Kardeşler ve ev düzeni #

Evde birden fazla çocuk varsa sınav dönemi bütün ev düzenini etkiliyor ve burada iki yaygın hata yapılıyor.

Birincisi, evi tamamen sınava göre kurmak. Küçük kardeşin sesini sürekli kısmak, misafir kabul etmemek, herkesin hayatını askıya almak. Bu, sınavın ağırlığını daha da büyütüyor ve öğrencide suçluluk üretiyor.

İkincisi, hiç düzenleme yapmamak. Çalışılan saatlerde evde yüksek sesle televizyon açık olması, gerçek bir engel.

Makul orta yol, sınırlı ve belirli bir düzenleme: günün belirli saatlerinde evin sessiz kalması, ama geri kalan zamanın normal akması.

Kardeş karşılaştırması ise ayrı bir başlık ve en zararlı alışkanlıklardan biri. "Ablan senin yaşındayken" cümlesi hiçbir durumda işe yaramıyor; iki çocuğun seviyesi, ilgisi ve koşulları farklı.

Hizmet alma kararı da evde konuşulan konulardan biri oluyor. Özel ders mi kurs mu yazısı bu kararın hangi ölçütlere göre verilebileceğini ele alıyor.

Sınav sonrası ne olur? #

Sınav bittiğinde sürecin bittiği düşünülüyor ama sonuç bekleme dönemi de yönetilmesi gereken bir aşama.

Bu dönemde en çok işe yarayan şey, sonucu sürekli konuşmamak. Yapılabilecek bir şey kalmadığı için konuşmak yalnızca kaygıyı uzatıyor.

Sonuç beklenenden düşük geldiğinde ilk tepki belirleyici oluyor. Hayal kırıklığı gösteren bir tepki, çocuğun kendi hayal kırıklığının üstüne biniyor.

Sonraki adım #

Velinin süreci tanıması, çocuğun anlattığını doğru yorumlamasını sağlıyor. Sınavların nasıl işlediğini ve hazırlığın hangi aşamalardan geçtiğini görmek için YKS hazırlık rehberi ve LGS hazırlık rehberi yazılarına bakabilirsiniz.

Diğer veli yazıları için veli rehberi kategorisine göz atabilirsiniz.

Sıkça sorulan sorular #

Çocuğum çalışmıyor, baskı yapmalı mıyım?

Baskı kısa vadede çalışma süresini artırabilir, ancak isteği azaltıyor. Daha etkili yol, neden çalışamadığını anlamaya çalışmak ve planı birlikte küçültmek.

Ders çalışma saatlerini takip etmeli miyim?

Süreyi takip etmek yerine süreci sormak daha faydalı. 'Kaç saat çalıştın' sorusu masa başında geçen zamanı ölçüyor, öğrenilen şeyi değil.

Deneme sonucu kötü geldiğinde ne söylemeliyim?

Önce sonucu değil, denemenin nasıl geçtiğini sorun. Tek bir deneme veri değildir; ilk tepkinin sonuca değil sürece odaklanması, çocuğun sonucu paylaşmaya devam etmesini sağlıyor.

Yazar

akademITU Eğitim Ekibi

YKS ve LGS Hazırlık Kadrosu

akademITU, YKS ve LGS hazırlığında birebir online özel ders ve koçluk veren bir eğitim ekibidir. Bu içerikler ekibin ders deneyimine dayanır; sınav formatı ve takvim bilgileri ÖSYM ile MEB'in yayımladığı kılavuzlara dayandırılır.

Bu kümedeki diğer yazılar

İlgili yazılar